Dünden Bugüne Mardin

Mardin yöresinde yapılan arkeolojik çalışmalarda, yerleşik hayata dair izler Yaklaşık MÖ 9 - 8 bine kadar gitmektedir. Dargeçit ilçesi, Ilısu Köyü’nde yapılan arkeolojik kazılar, bu bölgenin Çanak- Çömleksiz Neolitik Dönem’de iskan edildiğini göstermektedir.

Mardin, kent olarak yaklaşık 1200m yükseklikte bir plato üzerinde yer almakta olup, Mezopotamya Ovası’na tamamen hâkim bir konumdadır.  Şehir, kalenin bulunduğu kalkerli yapıdaki platonun güney eteklerine kuruludur. Antik dönemde kullanılan ticaret yollarının kuzeyinde, bu yolların kontrol edilebileceği bir konumda olan Mardin’in adı, ilk defa 4. yüzyıl Roma tarihçi ve coğrafyacısı Ammianus Marcellinus’ta Maride şeklinde geçmektedir. Amid’den yani Diyarbakır’dan Nusaybin’e giden yol güzergâhı üzerinde bulunan yerleşmenin ‘Maride Kalesi’ adıyla anılan kalenin önemine dikkat çekmektedir.  Bu tarihten önce Mardin adının güvenilir bir etimolojisi karşımıza çıkmamıştır. Sonraki dönem Süryanice kaynaklarda ise Merdo ve Merdin şeklinde geçen Mardin ismi, kelime olarak ‘Tek Kale’ anlamına gelmektedir. MÖ 2. Bin başlarına ait Eski Babil diliyle yazılmış Suriye kökenli belgelerde “Mardaman” adı karşımıza çıkmaktadır. Bazı bilim adamları “Mardaman” isminin Mardin olduğunu ileri sürmektedir. Fakat bu görüşte diğerleri gibi güvenirlikten yoksundur. Bu nedenle Mardin’in, Arkeolojik belgeler doğrultusunda ilk defa hangi tarihte kurulduğunu söylemek bugün için imkânsızdır.

Mardin’i bugün sadece bir kent merkezi olarak değerlendirmek son derece yanlıştır. Mardin, eski Mezopotamya siyasi ve kültür tarihinde çevresiyle büyük bir rol oynamıştır. Mardin arkeoloji müzesi şuanda içerdiği Paleolitik Dönem’den başlayarak Osmanlı Dönemine kadar sayısız kültür değerleriyle bu konumun canlı bir kanıtıdır. Mardin’in güneyinde, Mezopotamya ovası üzerinde bulunan bazı önemli merkezler büyük olasılıkla Eski Çağda günümüz Mardin kentini temsil etmiş ve Mezopotamya kültür tarihinde önemli rol oynamışlardır. Bunlardan bir tanesi Gulharrin olup, Mardin kent merkezinin 11 km güneyinde, Tur Abdin Dağlarının eteklerinde yer almaktadır. Diğeri ise Kızıltepe şehir merkezi içinde bulunan ve oldukça büyük bir höyük olan Tell Ermen’dir. Her iki merkezde MÖ 3.binin başlarında MÖ. 1. bine kadar kesintisiz yerleşime sahne olmuştur. Yine Çağçağ Vadisi’ni kontrol altında tutan, Prof. Dr. Hayat Erkanal tarafından kazıları yapılmış olan Gırnavaz Höyük,  Mardin kültür tarihini aydınlatan önemli yerleşimlerdir. Bunların yanı sıra çevresindeki bölgeler arasında, kentin üzerinde bulunduğu Mardin Eşiği veya diğer adıyla Tur Abdin, Çağçağ Suyu, Suriye sınırı boyunca devam eden Kral Yolu, Nusaybin ve bugün il sınırları dışında kalmış olsa da Cudi Dağı, Mardin arkeolojisi ve kültürü açısından önemle değerlendirilmesi gereken konulardandır.

MÖ 2. Binden MÖ 7.yüzyıllın sonlarına kadar Assur etkisinde kalan bölge, 612’de Assur İmparatorluğunun yıkılmasıyla Med İmparatorluğu’na, 6.yüzyılın ortalarında ise tüm Anadolu’yla birlikte Pers İmparatorluğuna bağlanır.  Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Perslerin eline geçmesiyle Aramice bu bölgenin resmi dili olmuş, bu durum Arami kültürünün yörede güç kazanmasını sağlamıştır. MÖ 333’te Makedonya Kralı İskender’in eline geçen Mardin, MS 250’de Roma İmparatorluğuna bağlanmıştır. Bu dönemden sonra Mardin’in kültürel gelişmesini sağlayan en önemli olay Hristiyanlığın yayılışıdır. MS 7.yüzyıla kadar Doğu Roma ve Sasaniler arasında sürekli el değiştiren bölge, 7.yüzyılda başlayan Arap akınlarının başlamasıyla İslamiyet’in yayılım alanı olmuştur. 12.yüzyıl başlarında Büyük Selçuklu ve Artukoğlu Beyliği hakimiyetiyle Türkmenler yörede etkin hale gelmişlerdir.  Bu dönemi Karakoyun, Akkoyun ve Safevi egemenliği izlemiş, Yavuz Sultan Selim zamanında, 1517 çaldıran Savaşıyla Mardin ve yöresi Osmanlı devletine bağlanmıştır.

Tarihi ipek yolu üzerinde yer alan Mardin’de bu gün birçok han ve kervansaray, cami, türbe, kilise, manastır gibi dini ve sanatsal açıdan değer taşıyan eserler, yörenin kültürel zenginliğini arttırmaktadır. Son yıllarda sadece ülkemizin değil tüm dünyanın ilgisini çekmeye başlayan Mardin, SİT alanı olarak belirlenmiş ve tarihi-kültürel yapısı ile UNESCO “Dünya Mirası Listesi”ne girmeye aday olmuş bir kenttir. Mardin ilinin ilçeleri: Artuklu, Dargeçit, Derik, Kızıltepe, Mazıdağı, Midyat, Nusaybin, Ömerli, Savur ve yeşilli’dir.