anasayfa  haberler   e-posta  üye girişi  iletişim  açılış sayfası yap   sık kullanılanlara ekle
 
menu
                 
 
Dara Kazısı

 

Dara Kazısı :

Dara Antik kenti, Mardin’in güneydoğusunda 30 km. uzaklıkta yer alan Oğuz köyünde bulunmaktadır. Mardin  Nusaybin karayolunun yaklaşık 8km kuzeyinde, Mezopotamya ovası ile Tur-Abdin Dağlarının birleştiği yerde kireçtaşı ana kaya üzerinde kurulmuştur. Mardin Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Prof.Dr. Metin AHUNBAY danışmanlığında 1986 yılından beri bilimsel kazı ve araştırmalar yapılmaktadır. Dara Antik Kenti’nde, Geç Roma, Erken Bizans, Selçuklu ve Osmanlı yapılarını bir arada görmek mümkündür. Bu yapılar arasında, şehrin surları, kapısı, agora ve sütunlu caddesini,  tarihi köprüsü, sarnıçlarının yanı sıra mozaikli yapı,  Perslerle yapılan savaşta kullanılan surun dışındaki hendek, nekropol alanı ve mezarlık alanındaki kümbet bulunmaktadır.

Dara Antik kentinde son yıllarda yapılan kazılar nekropol alanında ve ikinci büyük sarnıç yapısında gerçekleştirilmektedir.

Dara’nın Genel Tarihi:

Doğu Roma imparatorluğu Mardin bölgesini ve çevresinde inşa ettirdiği ordugâh şehir ve kalelerle, bölgeyi Sasaniler’e karşı askeri bir tampon ve stratejik mevkileri tutulmuş bir hudut bölgesi haline getirmeyi amaçlamaktadır. Nitekim bu maksatla ilk olarak 349 yılında İmparator Konstantinos II(337–361), Yukarı Dicle’nin konumu itibarı ile en stratejik şehri olan Amida’yı muazzam surlarla tahkim ettirmiş ve daha sonra da burayı Mezopotamya eyaletinin baş şehri yapmıştır. Ayrıca aynı İmparator MonMasius(Tur Abdin) de iki müstahkem kale inşa ettirmiştir ki bunlardan biri olan Dicle kıyısındaki Hesna de-Kepha(Hasankeyf), diğeri ise daha güneyde Sasani sınırına yakın bir noktada kurulan ve Roma kaynaklarının tou rhabdiou adınıverdikleri Hatem Tay kalesidir.

Süryani bir müellif bu inşa faaliyetleri hakkında şunları söylemektedir;“Büyük Konstantinos’un oğlu İmparator Konstantinos Amid’i zapt ettikten sonra buradan ülkesinin bütün şehirlerinden daha çok hoşlandı ve R’esü’l-ayn (Ceylanpınar)’dan  Nisibis(Nusaybin)’e kadar pek çok yerle Maipherkat (Martypolis/Silvan) bölgesini ve Kardu(Cizre) sınırlarına kadar Arzen’i bu şehre bağladı. İranlılar bu sınır topraklarına durmada baskınlar yapıyorlardı. Bütün bu bölgelerin ortasında, İmparator’un İranlı eşkiyadan korunmak üzere, içinde iki büyük müstahkem kale inşa ettirdiği Tur Abdin bulunuyordu. Burada inşaedilen müstahkem kalelerden birisi Bet-Arabaya (Nusaybin-Cizre arasındaki Arap bölgesi kastedilmektedir) sınırındaki silsilenin zirvesinde, diğeri ise Dicle kenarında İmparator’un Hesna Kepha(Hasankeyf) = “Kaya Kale” adını verip Arzen (Batman ve Botan çayları arasında) bölgesinin merkezi yaptığı kaledir”

Yine bu çerçevede inşa edilen bir başka kale/şehir de Mardin’in 25 km. kadar güneydoğusunda bulunan Dara(Oğuz) dır. Ancak bunun için Amida’nın 503 yılında Sasani hükümdarı Kavad tarafından zaptının beklenmesi gerekecektir.

363 yılında yapılan sulh anlaşmasının ihlali anlamına gelen bu işgali cezalandırmak için harekete geçen Bizans, ard arda aldığı mağlubiyetlerle İranlılar karşısında tutunamayıp Fırat’a kadar çekilmek zorunda bırakılacak bu da hudut istihkâmlarının yetersizliğini gösterecektir.

İran kralı Kavad’ın önünde tutunamayarak önce Mardin’in hemen güney batısındaki Tell Kaşirâ(Arzamon/Harzem) müstahkem hattına, ardından burada da tutunamayıp Tell Mevzen (Viranşehir) ordugâhına kadar çekilmek zorunda bırakılmışlardır. Amida ancak yüklü miktarda para ödenerek geri alınabilmiştir. İşte bütün bu tecrübeler, İmparator Anastasius(491–518)’un “kalelerin Nusaybin’den çok uzakta ve orduyu barındırmak için çok küçük olduklarını” anlamasını sağlamış ve dağlık Tur Abdin’de “orduya sığınak olmak üzere” bir ordugâh şehir kurmaya karar vermiştir. Bunun üzerine kendisine teklif edilen Ammûdîn ve Dara köylerinden Tûr Abdin’in güney eteklerine düşen ve mevkii itibarı ile de diğerine göre daha uygun olan Dara’da karar kılınmış ve üç yıllık bir çalışmanın ardından 507 yılında şehrin inşası tamamlanmıştır.

Nusaybin’i İran’a kaptıran ve uzun mücadelelere rağmen bir türlü geri alamayan Roma, sonunda buraya yakın alternatif yeni bir ordugah şehir kurmaya karar vermiş ve bu maksatla İmparator Anastasius(491-518)’un emri doğrultusunda 504 yılında Nusaybin’in 20 km kuzey batısındaki küçük bir köy olan Dara(Oğuz)’nın inşasına başlanmıştır. Muasır bir Süryani müellifin 13. Yüzyılda yaşamış bildirdiğine göre, Suriye’den özel olarak getirtilen işçilerin de katkısıyla üç yıllık bir çalışmanın ardından yeni şehrin inşası tamamlanmış ve imparatora izafeten Anastasiupolis adı verilmiştir

İmparator Justinianus(527–565) zamanında umumi inşa faaliyetlerine paralel olarak tekrar tahkim ettirildiği anlaşılan Dara’ya bu sırada özellikle suyla ilgili sarnıçlar da yaptırılmıştır.

Jüstinianus dönemi, Yukarı Dicle havzası için İran saldırılarına karşı yoğun bir imar faaliyetine girişildiği devri ifade etmektedir. Zira bu dönemde bir taraftan kerpiç ve tuğladan yapılmış mevcut surlar daha sağlam malzemeyle yenilenirken diğer taraftan da stratejik noktalara küçük garnizon kaleler inşa edilmiştir. Bu faaliyetlerle ilgili ana kaynak resmi nitelik de taşıyan Procopius’un genişleterek 558 yılında telif ettiği inşaat raporlarından oluşan Buildings adlı eseridir. Procopius İmparatora sunduğu bu eserinde, daha küçük kaleleri; Amida ile Dara arasında yani Tur Abdin’de, Amid etrafında ve Theodosiupolis(Resaina/Ceylanpınar) etrafında, yani Osrhoene (Fırat ile Haburarasındaki bölge)’deki kaleler olmak üzere üç gurupta toplamaktadır.

Procopius’ a göre  Justinian I (527 AD -  565 AD) daha önce Anastasius tarafından yapılan daha basit, zayıf ve zamanla tahrip olmuş duvarları tamirettirdi ve yeni eklemeler yapmıştır.Özellikle su sağlamaktaki sistemi ve proplemleri çözmüştür.  Bu sebepten dolayı şehir Iustiniana Nova ismini aldı.

Surların duvarları tamir edilmiş ve içteki sur duvarı yeni eklemelerle 2 katına çıkartılarak yaklaşık 20m yüksekliğe ulaşmıştır. Kulelerde artırılmış ve yaklaşık 30 metreye çıkartılmıştır Kalenin etrafına hendekler kazılmış ve içerisine su doldurulmuştur.

Ayrıca Procopius’un yazdığı kitaba göre: DARA'da dini yapılar, 2 tane kilise, halk hamamları, Pazar(agora), sarnıçlar, depo ve Anastasius'un heykelini bulunmaktaydı ve günümüzde bu yapıların bir kısmını görmek mümkündür.

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mardin Valiliği
Emniyet Müdürlüğü
Mardin MEB

Artuklu Üniversitesi

T.C.Kimlik Numarası

Askerlik Yoklaması

Vergi Kimlik No.

SSK İşlemleri

BAĞKUR İşlemleri

Şehirler Arası Mesafe

Telefon Kodları
Pasaport Başvuru
Telefon Faturası

Vergi Borçları

Emekli Sandığı

Milli Kütüphane

Mardin Barosu

Resmi Gazete

Araç Sorgula

Uçak Kalkış-İniş
 

Copyright © 2010 MARDİN MÜZESİ . Telif Hakları MARDİN MÜZESİ' ne Aittir

TASARIM : FOV AJANS