anasayfa  haberler   e-posta  üye girişi  iletişim  açılış sayfası yap   sık kullanılanlara ekle
 
menu
                 
 
Mor Yakup Kazısı

 

Nusaybin Kültür ve İnanç Parkı Projesi

 

 

Tarihçe:

Mardin ilinin önemli ilçelerinden olan Nusaybin Suriye sınırında konumlanmaktadır. M.Ö.4500 yıllarında Subarular tarafından kurulan kent, günümüze kadar birçok uygarlığın gelip geçtiği ve kesintisiz iskânın devam etiği nadir yerlerden biridir. Yukarı Mezopotamya’da ve ipek yolu üzerinde yer aldığı için birçok medeniyetin bilim ve ticaret merkezi olduğu gibi birçok savaşın yapıldığı ve savaşlarla el değiştiren yıkımlara uğrayan bir kent olmuştur.

 

Ortadoğu’da ortaya çıkan Hıristiyanlığın, asıl gelişme güçlenme alanı Yukarı Mezopotamya’ da kurulan ve Nusaybin’i de kapsayan Abgar devletinde olmuştur. Mor Yakup, Nusaybin’de MS 3. yüzyılın ortalarında dünyaya gelmiştir. MS 309 yılında, Nusaybin piskoposluğuna getirilir. Mar Yakub Nusaybin'deki kilisenin küçük olmasından dolayı Mor Yakub Kilisesi'ni 313 yılında inşa ettirmeye başlar. Üç nef ten ibaret olan yapı Bazilikal planda olup Geç Roma ve Erken Bizans Mimari özeliklerini içinde barındırmaktadır. Yaklaşık 1700 yılık olan kilise birçok yerinde yüksek kabartma tekniğinde yapılan bezemelerle süslü olup bu bezemeler çok iyi korunmuş bir haldedir.

Piskopos Mar Yakub 326 yılında Nusaybin okulunu kurar. Dünyanın ilk üniversitelerinden biri olan bu okulda kaynaklarda 800–1000 kadar öğrencinin yatılı olarak okuduğu geçmektedir. Nusaybin Okulunda teolojinin yanı sıra felsefe, mantık, edebiyat, geometri, astronomi, tıp ve hukuk derslerinde verildiği yine birçok kaynakta geçmektedir.

8 yüzyıl başlarında, Bölgeye yapılan Arap akınlarıyla beraber Nusaybin 737 yılında Arap egemenliğine geçer. Bu Nusaybin de İslam dininin de Hıristiyanlıkla beraber yaşamasına sebep olur. Arapların Nusaybin’i zaptı ile beraber İslam Mimarisi de kendini kentte baş göstermeye başlar.

 

Zeynel Abidin Camii konum olarak Mor Yakub kilisesinin yaklaşık 50 m. Batısında yer almaktadır. Yapım kitabesi olmadığından hangi tarihte inşa edildiği kesin olarak bilinmektedir. Camiinin enine planından erken Camii mimarisi örneklerinden olduğu anlaşılmaktadır. Hz. Muhammed'in 13 torunundan biri olan Zeynel Abidin ve onun kız kardeşi Zeynep'in türbelerinin bulunduğu, ilçenin en önemli camisi olduğu gibi her iki türbeden kaynaklı İslam dininin önemli mabetlerinden biridir.

 

Mor Yakub Kilisesi İle Zeynel Abidin Camisin biri biriyle ilişkisi sadece yakın konumlanmalarından ibaret değildir. Sürekli olarak biri birleriyle anılan bu iki yapı ortak bir tarihi geçmişe de sahiptir. Kaynaklarda Zeynel Abidin camiinin yapımı için gerekli olan paranın Tanrı yolunda harcanacağı düşüncesiyle iki Hıristiyan Rahip tarafından verildiği geçmektedir. Osmanlı dönemi kayıtlarında ise Mor Yakup kilisesiyle Zeynel Abidin Camii’nin ortak vakıf mülklerine sahip olduğu geçmektedir. Gerdrude Bell in 1910 yılında çektiği fotoğraflarda Mor Yakup kilisesiyle Zeynel Abidin caminin arasında her hangi bir yapının olmadığı ve tek bir yerleşke alanı yarattıkları görülmektedir.  Bununla beraber Zeynelabidin Camii minaresi Süryani bir usta tarafından yapılmış ve kilise çan kulelerinde bulunan dekoratif ve mimari öğeleri Zeynelabidin Camii minaresine de taşımıştır. 1952 yılında yapılan bu minare Kültürler arası ilişkinin yakın zamana kadar geldiğinin de göstergesidir.  

 

 

Proje Süreci:

Nusaybin İlçe merkezinde yer alan bu iki yapıyı kapsayan Kültür ve inanç parkı projesi fikri 1999 yılında Nusaybin Belediye Başkanlığı tarafından ortaya atılmıştır. 2000 yılında Belediye ve ÇEKÜL (Türkiye Çevre ve Kültürel Değerleri Koruma Vakfı)Vakfı ve Mardin Valiliği  işbirliğiyle çalışmalar başlatıldı. Mor Yakub Kilisesi için Süryani Kadim Cemaati Midyat Metropolitliği ve Mor Yakub Kilisesi’nin yasal sahibi olan Mardin Süryani Kadim Deyrüzzaferan Kilisesi Vakfı yönetim kurulunun desteği elde edildi. Yerelden başlayan bu proje daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da katılımı ve sahiplenmesi ile sürdürülmektedir.

 

ÇEKÜL Vakfı’nın teknik elemanlarınca kilisenin röleve çizimleri hazırlanmış ve kilisenin özgün halini en doğru şekilde yansıtacak restitüsyon ve restorasyon projelerinin çizilebilmesi için kilise bahçesindeki 7metreye kadar çıkan yoğun toprak dolgunun kaldırılması ve toprak altındaki temel kalıntıların açığa çıkarılması amacıyla Kültür Bakanlığından kazı izni alınmıştır. 2000 yılında Diyarbakır Müzesi Başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları, 2002 yılından itibaren de Mardin Müzesi Başkanlığında sürdürülmektedir.

 

Daha önceki dönemlerde bilinçsiz imar planlarıyla Mor Yakup kilisesi ve Zeynel Abidin arasında konumlanmış 7 adet konut kültür Bakanlığı tarafından istimlâk edilmiş her iki yapının arasındaki özgün mimarinin açığa çıkarılması için bu konutlardan bir kısmı boşaltılıp yıkıldı. 2007 ve 2008 yılarında yapılan kazı çalışmaları bu evlerden boşalan yerlerde devam edildi. Batı kısımda yapılan kazı çalışmalarında kilise müştemilat yapılarının Zeynel Abidin Cami’ye doğru uzandığı tespit edildi.

 

Proje Amacı:

Kültür ve inanç parkı; Mor Yakub Kilisesi ve Zeynel Abidin Camiyi kapsayan yerleşkesinin tarihi mimarisini, açığa çıkararak konservasyon, röleve, restorasyon, restitüsyon ve çevre düzenlemesi yapılarak, bu iki kültür varlığını özgün alanlarıyla birlikte koruyarak yarınlara taşınması hedeflenmektedir.

 

Gerçekleştirilmesi tasarlanan Kültür ve İnanç Parkı projesi İki farklı dinden olan ama ortak bir tarihi süreci ve ortak bir kaderi paylaşabilen bu iki yapıyı korumak ve gelecek nesillere aktarmak.  Nusaybin kültürünü ve yaşamını faklı yerlerdeki kültürlerdeki insanlara tanıtmak

Benzer örneği olmayan bu alanın varlığıyla Nusaybin’de İnanç ve kültür turizmini canlandırıp yöre halkı ekonomisini güçlendirmek. Aktivasyonlarla ziyaretçilerin farklı kültürlerle tanışacakları bu kültürler hakkında bilgi alabildikleri farklı dinler ve kültürlerin bir arada dayanışma içinde var olup daha da zenginleşebileceğini gösteren tarihi niteliklere sahip bir kültür parkı yaratmak Kültürler ve inançlar arasında kutuplaşmanın ve yabancılaşmanın her geçen gün artığı günümüzde, Kültür ve İnanç Parkı projesiyle kardeşliğin ve bir arada yaşamanın mümkünlüğünü bin yılık tarihide örnek olarak göstererek dünya barışına katkı sağlamağı amaçlamaktadır.

  

 

 

Kazı Çalışmaları:

Mor Yakup Kilisesinde kazı çalışmaları, 2000 yılında kilise binası girişlerinin de yer aldığı batı alanda başlatılmıştır. Yaklaşık 0.30 m ve 0.50 m arasında toprak dolgu kaldırılarak ince traşlı kalker taşlarından oluşturulmuş bir zemin ve bu zemin üzerinde yer alan sütun altıkları açığa çıkarılmıştır. Kilise binasının girişinin hemen önünde yer alan bu zemin ve sütun altıkları, bu bölümün Kilisenin Narteksi olduğunu ve nartekslerin muhtemelen revaklı bir üst örtüye sahip olduğunu göstermektedir. Narteksin kuzeyinde yapılan toprak alımında sadece su basmanı ayakta kalmış kavisli bir mimari yapıya sahip birim açığa çıkarılmıştır. Kilise bahçesinin kuzeyinde yapılan çalışmalarda ise taş bir kuyu tespit edilmiştir. Taş kuyunun toprak seviyesinden 0.20 m yükseklikte yer almaktadır. Bu alanda derinlik seviyesi 1.50  m. iken Kilise binasının girişinde tespit edilen narteks zemininden daha hacimli taşlardan oluşturulmuş taş zemine ulaşılmıştır. Kuyu bu zeminde yer alan bir platform üzerine açılmış ve üst üste koyulmuş üç ayrı ağza sahiptir. Muhtemelen alandaki toprak dolgunun zaman içinde yükselmesine paralel kuyunun ağız kısmı yükseltilmiştir. Buda halen içinde su bulunan kuyunun uzun süreler buyunca kullanıldığını göstermektedir. Kilise bahçesinin kuzeyinde yer alan zeminin doğusunda  taştan yapılmış üç basamakla çıkılan taş bir platform yer almaktadır. Yapılan kazı çalışmalarında platform üzerinde akroterli bir lahit açığa çıkarıldı. Lahit teknesi platform içine gömülü olup platform üzerine kapak oturtulmuş olarak yapılmıştır. Kuzey alandaki zemin ve platform kesit altına girdiğinden tamamı açığa çıkarılamamıştır.

Kazı öncesi kilise doğusu ağaçlarla kaplı olup batı alandan yaklaşık 7.00 m yüksek dolgu toprağa sahipti. Alan üzerinde yapılan toprak alımıyla 0.50 m. seviyede tüm alana yayılan mezarlarla karşılaşıldı. Mezarlar doğu batı doğrultuda olup moloz taş yâda devşirme taşların bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş basit toprak mezarlardır. Mezar içindeki iskeletler sırt üstü, eller göğüste kavuşturulmuş, başlar doğuya bakar bir pozisyonda gömülmüşlerdir. Gömütlerin içinde, özelikle çocuk mezarlarında cam bilezik ve çeşitli boncuklardan kolye düğme gibi buluntular ele geçmiştir. Geç dönem özelikleri gösteren mezarlar Süryani gömüt geleneği hakkında bilgi vermektedir.

Bu alanda bulunan mezarlık alan belgelendikten sonra, seviye indirme çalışmalıyla taş zeminli merkezi bir avlu etrafında yaşam mekânlarının yer aldığı kilise müştemilatı açığa çıkarıldı. Bu müştemilatın duvarları kaba yonu taş ve tuğlanın toprak ile biri birine tutturulmasıyla oluşturulmuştur. Mekan içlerinde yapılan çalışmalarla zeminin sıkıştırılmış kireçten yapıldığı ve her oda içinde bir ocak olduğu tespit edildi. Mekânları oluşturan duvar tipleri ve buluntulardan yapının İslami dönem özelikleri gösterdiği tespit edilmiştir.

Kilise binası güney cephesi üzerinde 4 adet kemer yer almakta olup kemerlerde yer alan motifler geç roma dönemi özelikleri göstermektedir. Bu yönde yapılan derinlik çalışmalarıyla her kemerin altında güneye geçişi sağlayan birer kapı olduğu ve bu kapılar tamamen bitkisel kabartmalarla bezeli olduğu görüldü. Kapılardan batı tarafta yer alan 2 kapının, doğuda yer alan kapılara göre daha dar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca lento taşlarında çelenk kabartmaları mevcuttur. Tüm alana yayılan kazı çalışmalarıyla bu 4 kapının, kilise ana nefinden, güney nefe geçişi sağlayan geçenekler olduğu anlaşılmıştır. Güney nefin zemini taş olup sadece doğuda yer alan apsisinin duvarının bir kısmı ayakta kalmıştır. Bununla birlikte batı tarafta güney nefe geçişi sağlayan iki adet kapının izi mevcuttur. Bu biriminde ortaya çıkmasıyla Kilise mimari planı tamamlanmış olmaktadır. Buna göre kilise üç neften oluşmaktadır. Her nef arasındaki geçişler, yüzeyleri yüksek kabartma tekniğiyle bezeli dörder kapıdan sağlanmaktadır. Neflerin doğusunda apsisler yer alıp neflerin içine girişler batıda yer alan kapılardan sağlanmaktadır.

Güney nef içinde yer alan taş zemin birçok yerden tahrip olmuştur. Zemin üzerinde yapılan detay temizlikte taş zeminin altında mozaik döşeme tespit edilmiştir. Üst taş döşemden bir önceki döşeme olması gereken mozaiklerin tahrip olmaması için temizliği yapıldıktan sonra üzeri toprakla kapatıldı.

Nef dışında yapılan toprak alımında, üst katmanda, kilisenin doğusunda olduğu gibi Süryani mezarları ile karşılaşıldı. Kaldırılan mezarların alt kodunda kiliseye ait iki birim ve doğudaki mekânlara açılan anıtsal bir kapı ortaya çıkarıldı. Kapı üstü kemerli olup kemer; üzengi taşı ve ikinci taşı ile günümüze gelmiştir. Kapının içi geç dönemlerde örülerek kapatılmıştır.

Güney nefin hemen güney bitişiğinde nefe paralel uzanan bir kanalizasyon yapısıyla karşılaşılmıştır. Kanalizasyon içinde yapılan ölçümlerde 1.20m yüksekliğe kadar olduğu tespit edildi.

Kilise kazısı sırasında ele geçen seramikler genel olarak Bizans, İslami dönem ve geç Osmanlı dönemi özelikleri göstermektedir. Seramikler genel olarak her hangi bir tabaka takip etmemektedir. Değişik kodlarda açığa çıkarılmıştır. Buda gerek mezar yapımı sırasında olsun gerek 1700 yıl kesintisiz yaşam alanı olduğundan alanın sürekli karıştırıldığını belli bir katmanlaşmanın oluşmadığını gösterir.

2000 – 2005 yıları arasında Mor Yakup kilisesinde kazı çalışmaları yapılmış kazı sonrası alan üzerinde 2006 sezonunda konservasyon çalışmaları başlatılarak açığa çıkarılan duvar ve zeminlerde koruma önlemleri alınmıştır. Taş, tuğla, sıva yüzeylerinin tamamında detay temizlikler yapılmış yosun ve likenlerden arındırılmıştır. Daha sonra oluşabilecek yosun ve likenleri önleyici önlemler alınmıştır. Açığa çıkarılan mimari elamanların yüzeylerinin, doğa olaylarından etkilenmelerini engellemek için tymol sürülmüş, tüm taş zemin yüzeylerine geotekstil serilerek, üzeri pozalana ile kapatılmıştır. Duvar yüzeylerinde keping yapılmıştır. Kilise alanında yer alan mozaikler açılıp gerekli koruma çalışmaları yapılarak tekrar kapatılmıştır. Güney nefteki dört adet kapıya koruyucu kimyasal uygulamalarda bulunularak, Kilise alanı genelinde ve kilise binasında koruma önlemleri alınmıştır.

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mardin Valiliği
Emniyet Müdürlüğü
Mardin MEB

Artuklu Üniversitesi

T.C.Kimlik Numarası

Askerlik Yoklaması

Vergi Kimlik No.

SSK İşlemleri

BAĞKUR İşlemleri

Şehirler Arası Mesafe

Telefon Kodları
Pasaport Başvuru
Telefon Faturası

Vergi Borçları

Emekli Sandığı

Milli Kütüphane

Mardin Barosu

Resmi Gazete

Araç Sorgula

Uçak Kalkış-İniş
 

Copyright © 2010 MARDİN MÜZESİ . Telif Hakları MARDİN MÜZESİ' ne Aittir

TASARIM : FOV AJANS